Merhaba,


        Mega Hafıza Ailesi olarak yeni hedeflerimizle, yeni binamızda yeni bir döneme başlıyoruz. Tartışmamız kalitemizden ödün vermeyerek hep bir adım daha ilerlemek, en büyük hedefimiz olacak. Bu eğitim öğretim yılındaki ilk yazımızda, sizlere öncelikle bunun güvencesini vermek istedik. En değerli varlığınız çocuklarınız,  “yüreklerini alabildiğine sevgiyle, zihinlerini alabildiğine bilgiyle” doldurmaya devam edecekler.

 

        Eminiz bazılarınız, “aman disiplin de olsun” diyordur. Elbette, başka türlüsü mümkün değil zaten. Amacımız, asık suratlı bir disiplin anlayışı değil, çocuğa özdenetim becerisini kazandıracak ve pozitif disiplin ilkeleri çerçevesinde bir disipline etme süreci olacak. Bizler burada bu anlayışla çocukları eğitirken, sizler de evlerinizde aynı yöntemleri uygularsanız, birbirimizi tamamlamış ve amacımıza hep birlikte ulaşmış oluruz.

       

        Unutmayın ki biz iyi birer öğretmensek, öğrencilerimiz bizim olmadığımız yerde de eğitimle ilgili sorumluluklarını yerine getirirler. Siz iyi birer ebeveynseniz, çocuklarınız sizin olmadığınız yerde de doğru davranışları sergilerler. Bunun adı da özdenetimdir. Çocuğun davranışları korku ve baskıyla şekillendiriliyorsa, korku ve baskı ortadan kalktığı an, çocuğunuzda görmek istemeyeceğiniz ne kadar davranış varsa, ortaya çıkacaktır. O halde, pozitif disiplin ilkeleri çerçevesindeki davranış yönetimini nasıl yapabileceğimize bir bakalım.

 

       Davranış yönetimi, çocuklarda olumlu davranışları arttıran, olumsuz davranışları azaltan tüm yönlendirmelerin ortak adıdır. Davranışlarımız, sonuçlarına göre şekillenir. Bir davranışın sonucu olumlu ise, onu tekrarlama olasılığı artar, olumsuz ise düşer. Bu, öğrenmedir.

 

        Bir davranış öğrenildikten sonra, kişiliğimizi şekillendiren davranış repertuarımıza yerleşmiştir. Kişinin davranış repertuarı zenginleştikçe, esnekliği de artar. Esneklik ise, sosyal ve mesleki başarının en değerli anahtarlarından biridir.

 

        Çocuklarımızın davranışlarını yönetmeye çalışırken sergilediğimiz birçok tutum işe yaramaz. Hatta bazen, elde etmek istediğimiz sonucun tam tersine ulaştırır. O halde neyi yapmamamız gerektiğini anlamak için istenen sonucu vermeyen ebeveyn tutumlarını inceleyelim.

       

         Serbest ebeveyn; çocuğun ağlamasına veya üzülmesine dayanamadığı için her istediğini yapar. Çocuk ise, istemediği şeyleri asla yapmaz. Bu tutum yanlıştır. Sınırsız özgürlük alanı tanınırken otoriteye saygının olmayışı, çocukların gelişimini desteklemez. Sorumluluk hissetmediklerinden, problem çözme yöntemlerini öğrenemezler. İşbirliğine değil, umursamazlığa yönelirler.

 

           Baskıcı ebeveyn; çocukları söz dinlemediklerinde bağırıp çağırır, suçlar, korkutur, üzülmelerini sağlayacak cezalar verir ve şiddet uygular. Çocuklar ise isyan eder, intikam almaya çalışır, inatlaşıp istenenleri yapmaz, ya da içine kapanır ve ebeveynlerinden uzaklaşır. Bu tutum doğru değildir. Özgürlük alanının kalmadığı katı sınırlar da çocukların gelişme ve öğrenmesine fırsat vermez. İnisiyatifi ve kontrolü olmayan çocuklar uygun davranışları öğrenemez. Model alma yoluyla yıkıcı problem çözme yöntemlerini öğrenirler. İşbirliğine değil, öfke ve isyana yönelirler.

 

        Tutarsız ebeveyn; çocuğa bir şey yaptırmak için önce rica eder. Sonuç alamayınca onu sorumsuzlukla suçlar, tehdit eder. Sonra, sakinleşip, onu ikna etmeye çalışır, pazarlık yapar.

Kayıtsız kalan çocuğa en sonunda şiddetli bir ceza vererek istediğini yaptırır veya pes eder. Bu tutum da iyi bir sonuç vermez. Her şeyin belirsiz olduğu bu ortam, çocukların gelişimin baskı yapar. Çocuklar model alma yoluyla tutarsız iletişim kurma yolunu öğrenirler. İşbirliğine değil, güç savaşına girişirler.

 

        Yukarıdaki örneklerde nelerin yanlış olduğunu öğrendik. Peki davranış yönetiminde doğru tutum ne? Çocuğu övmek, onaylamak, yüreklendirmek, yardımcı olmak, işbirliği yapmak ve fiziksel şefkat göstermek her zaman olumlu sonuç verir.Kontrol dengeli olmalı ve sınırlar net olarak belirlenmelidir. Anne ve babanın çocuğa verdiği mesajlar tutarlı olmalıdır.

 

          Çocuklarınızın ihtiyacı olan sınır ve kuralları siz belirlersiniz. Çocukların davranışları uygun sonuçlarla karşılaşmalıdır. Çocuklara sınır koyduğunuzda, bu sınırın ne kadar kesin olduğunu da test etmek isteyeceklerdir. Kararlı olmalısınız. Yanlış davranışın yerine ne yapmasını istediğinizi de söylemeli ve her iki seçeneği de ona sunmalısınız. Doğru bir davranış sergilediğinde mutlaka bunu fark etmelisiniz. Ödüller vermeniz, neyin doğru olduğunu anlamalarını sağlar ve o davranışı pekiştirir.

         

          Ödül, çocuğunuzun olumlu bir davranışı sergilediğinde karşılaştığı “olumlu sonuç”tur. Ödüller, çocuğunuzun sahip olmayı isteyeceği ve elde bunu etmek için karşılığında bir şeyler yapacağı şeyler olmalıdır. Yaptırımlar ise ileride tekrarlanmasını istemediğimiz bir davranış sergilediğinde karşılaştığı “olumsuz sonuç”tur. Yaptırımlar, çocuklarınızın kaçınmak isteyeceği sonuçlar olmalıdır.

 

        Oyuncak, kıyafet, yiyecek gibi somut ödüllerin yanı sıra, ailece birlikte zaman geçirmek ya da sevilen bir oyunu oynamak, sevilen bir yere gitmek, onaylama, gülümseme, sarılma, övgü, “aferin”, biriktiğinde daha değerli bir ödüle dönüşebilecek küçük ödüller (puanlar, yapıştırmalar v.b.) kullanılabilir.

 

        Yaptırım olarak ise yanlış davranışı görmezden gelme, ilgi ve dikkat göstermeme, mola ya da kısa bir süre için ilgi ve uyaranlardan yoksun bırakma, bir ayrıcalık veya hakkın geçici bir süreliğine elinden alınması gibi seçenekler uygulanabilir.

 

         Ödül ve yaptırımlara karar verirken unutulmaması gereken iki önemli nokta var. Birincisi, çocuklarımızın sağlıklı ve uyumlu bir kişilik geliştirebilmesi için, davranışları doğal ve mantıklı sonuçlar ile karşılaşmalıdır. İkincisi ise, sorumlulukların haklarla beraber ilerlemesi gerektiğidir. Çocuk kendinden beklenenleri yaptığı ölçüde hak ve ayrıcalık elde etmelidir. Ödüller, çocukların sahip olabileceği hak ve ayrıcalıklardır. Yaptırımlar ise bunların kısa süreliğine ellerinden alınmasıdır.

 

        Çocuk yetiştirenlerin gündeminden hiç düşmeyen bu konuda, bir parça da olsa faydalı olmak umuduyla, bir sonraki yazıda buluşmak üzere, sevgiler…

 

 Mega Hafıza Koleji Rehberlik Birimi

FORM BAŞARIYLA GÖNDERİLDİ